İran savaşının yol açtığı gübre kıtlıkları, gelecek yıl küresel gıda fiyatlarında 'dramatik' etki yaratacak ve şimdiden İngiltere çiftçilerinin maliyetlerini yüzde 70'e varan oranlarda artırdı. Bilgi, İngiltere'nin en güçlü mülk ve tarım şirketlerinden birinin yöneticisinden geliyor. The Guardian'ın haberine göre Grosvenor Group icra mütevellisi Mark Preston — 349 yıllık şirket Westminster Dükü'nün kontrolünde — gübrenin 'savaştan önce de zaten oldukça pahalı' olduğunu ve fiyatların savaşın başlangıcından sonra %50-70 arasında zıpladığını söyledi. Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, küresel gübre arzını tıkadı; aynı şekilde petrol akışını da kısıtladı. Şu ana kadar tüketicide etki çoğunlukla akaryakıt pompasındaki yüksek fiyatlarla hissedildi; ancak küresel gıda tedarik zincirleri — tohumdan market rafına — daha uzun gecikmeye sahip.
7 Mayıs'ta Uluslararası Ticaret Odası (ICC) Genel Sekreteri John Denton, Forbes TV'ye verdiği röportajda, gübre kıtlığının 'ölümcül gıda yokluğu ve fiyat artışlarına' yol açabileceği uyarısında bulundu. Nisan ayında American Farm Bureau Federation (AFBF) tarafından yapılan açıklamada, ABD çiftçilerinin yaklaşık yüzde 70'inin ihtiyaç duydukları gübreyi karşılayamadığı bildirildi. AFBF'nin yaklaşık 6.000 ABD çiftçisi üzerinde gerçekleştirdiği Fertilizer Availability Survey, mevcut kıtlığı 1973-1974 petrol şoku sonrası dönem ile karşılaştırılabilir nitelikte. Suudi Arabistan, Katar, Umman ve BAE kaynaklı üre, amonyak ve potasyum sülfat sevkiyatları, Hürmüz transitlerinin durmasıyla yıllık 40-50 milyon ton seviyesinden 10-15 milyon tona düştü; bu kayıp Brezilya, Rusya, Belarus ve Çin ihracatlarıyla kısmen telafi edilebiliyor — ancak navlun ve sigorta ek maliyetleri tona 180-220 dolar ek prim ekliyor.
Tedarik zinciri perspektifinden gübre krizi üç katmanlı bir gecikmeli etki üretiyor. Birincisi, 2026 hasat sezonu: ABD ve AB çiftçilerinin nisan-mayıs azot uygulamasını yapamadığı veya azalttığı kısımlarda tahıl, mısır ve soya verimleri yüzde 12-25 arasında düşebilir; bu da 2026 yıl sonu - 2027 ilk yarı arasında küresel emtia fiyatlarına yansıyacak. İkincisi, ülke-ülke kırılganlık eşitsizliği: Mısır, Bangladeş, Pakistan, Kenya gibi net gübre ithalatçısı ülkelerde gıda enflasyonu ve ekmek şeklinde sosyal protestoların tetiklenme riski yüksek — bu da BM Dünya Gıda Programı (WFP) üzerinden ek navlun talebi doğuracak. Üçüncüsü, Türkiye konumu: Türkiye toplam gübre talebinin %55-60'ını ithal ediyor; BAGFAŞ, İGSAŞ, Tarkim üzerinden iç üretim de doğal gaz tedariği ve fosfat hammaddesine bağlı. Hürmüz krizinin uzaması, Türkiye'nin 2027 hasat döngüsünde buğday-arpa-mısır verimini tehdit ediyor — TMO ve Tarım Bakanlığı'nın stratejik gübre stoğu çağrılarına gerekçe oluşturuyor.
Önemli Notlar:
1. Grosvenor Group icra mütevellisi Mark Preston, İran savaşı kaynaklı gübre kıtlığının İngiltere çiftçi maliyetlerini yüzde 50-70 artırdığını ve gelecek yıl küresel gıda fiyatlarında 'dramatik' etki yaratacağını söyledi.
2. ICC Genel Sekreteri John Denton, Forbes TV'ye 'ölümcül gıda yokluğu ve fiyat artışları' uyarısı verdi.
3. AFBF nisan anketi ABD çiftçilerinin yaklaşık yüzde 70'inin ihtiyaç duydukları gübreyi karşılayamadığını gösteriyor.
4. Suudi Arabistan, Katar, Umman, BAE kaynaklı üre/amonyak/K2SO4 sevkiyatları yıllık 40-50 milyon tondan 10-15 milyon tona düştü; Brezilya/Rusya/Belarus/Çin telafisi tona 180-220 dolar prim ekliyor.
5. Türkiye gübre talebinin yüzde 55-60'ını ithal ediyor; Hürmüz krizinin uzaması 2027 hasat döngüsünü tehdit ediyor, TMO ve Tarım Bakanlığı'nın stratejik gübre stoğu çağrılarına gerekçe oluşturuyor.
[44062]