Tedarik Zinciri

Hürmüz Tıkanıklığı Gübre Tedarikini Vuruyor

Yazar: Sedat Onat
Körfez sularında bekleyen bir kuru yük gemisi — gübre yükü taşıyan dökme yük gemileri Hürmüz Boğazı tıkanıklığından etkileniyor
Hürmüz Tıkanıklığı Gübre Tedarikini Vuruyor
0:00
0:00

Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık, küresel gübre tedarik zincirinin en kritik koridorlarından birini felç etmiş durumda. Dünyanın en büyük amonyak ve azot üreticilerinden biri olan Norveçli Yara International'ın CEO'su Svein Tore Holsether, fırlayan fiyatlar ve gübre kıtlığının "küresel bir açık artırmaya" yol açabileceği uyarısını yaptı. Yara verilerine göre üre fiyatları, Şubat sonunda başlayan savaştan bu yana yüzde 60-70 oranında arttı; bu maliyet artışı, yüksek bedelle tedariki finanse edemeyen en yoksul ülkeleri en sert şekilde vuruyor.

Körfez ülkeleri, küresel gübre akışının omurgasını oluşturuyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Umman; uluslararası üre ticaretinin yüzde 30-35'ini, amonyağın ise yüzde 20-30'unu karşılıyor. Başlıca yükleme limanları arasında Jubail (Suudi Arabistan), Ras Laffan (Katar) ve Sohar (Umman) yer alıyor. Normal koşullarda dünyada üretilen gübrenin yaklaşık yüzde 30'u Hürmüz Boğazı üzerinden sevk ediliyor — bu, Boğaz'ın enerji sektörü kadar gübre endüstrisi için de stratejik bir koridor olduğunu gösteriyor. The Economist dergisi geçtiğimiz günlerde Körfez'in küresel gübre endüstrisi için enerji sektöründen bile daha merkezi bir konumda olduğunu yazdı.

Sektör kaynaklarına göre şu anda yaklaşık 300 dökme yük gemisi Körfez sularında mahsur durumda ve bu gemilerin önemli bir kısmı Afrika ülkelerine gidecek gübre kargolarıyla yüklü. Tıkanıklık, özellikle işlenmiş gübre ve ham maddelerin (özellikle üre) ana taşıyıcıları olan 20.000-65.000 dwt aralığındaki handy, handymax, supramax ve ultramax sınıfı bulker armatörleri için ciddi bir endişe kaynağı haline geldi. Sevk edilemeyen yüklerin depolanması ise armatör ve yük sahipleri için ek bir maliyet ve operasyonel sorun oluşturuyor.

Veri sağlayıcı Kpler'in tahminlerine göre Hürmüz Boğazı'nın batısında bekletilen 1,9 milyon ton gübre, 2024 yılında bu su yolundan sevk edilen toplam gübre miktarının yüzde 12'sine denk geliyor. Yani şu an Körfez'de bekleyen yük, tek başına yıllık akışın sekizde birine yakın bir hacmi temsil ediyor. Tıkanıklığın uzaması durumunda bu rakamın hızla büyüyebileceği değerlendiriliyor; küresel borsa fiyatlarındaki yukarı yönlü baskı da bu beklentiyi yansıtıyor.

Krizin ikinci kritik boyutu, Afrika ekim takvimi üzerinde oluşturduğu zincirleme risk. Holsether, Afrika'nın büyük bir gıda üreticisi olma potansiyeline rağmen, kıta ülkelerinin hala "devasa gıda ithalatçıları" konumunda olduğunu vurguladı. Üretilen gıdalar için ülkeler; Körfez tedarikçilerinden gelen diamonyum fosfat (DAP) ve üre dahil işlenmiş gübrelere yoğun şekilde bağımlı durumda. Afrika'nın kuzey ve orta bölgelerinde mayıs-ekim, güney bölgesinde ise kasım-mart arasında uzanan ekim sezonları için yeterli gübre tedariki, hasat verimi ve gıda güvenliği açısından belirleyici. Yara'nın kıtlık-fiyat senaryosu doğrularsa, gübreye gücü yetmeyen düşük gelirli ülkeler için "oldukça dramatik sonuçlar" doğabilir.


Önemli Notlar:
1. Yara International CEO'su Svein Tore Holsether, Hürmüz tıkanıklığının küresel gübre tedariki üzerinde "açık artırma" etkisi yaratabileceğini açıkladı.
2. Sektör kaynaklarına göre yaklaşık 300 dökme yük gemisi Körfez sularında mahsur durumda; çoğu Afrika'ya gidecek gübre yükü taşıyor.
3. Körfez ülkeleri uluslararası üre ticaretinin %30-35'ini, amonyağın %20-30'unu karşılıyor; dünyadaki gübrenin yaklaşık %30'u Hürmüz'den geçiyor.
4. Kpler verileri Hürmüz'ün batısında 1,9 milyon ton gübrenin beklediğini, bu hacmin 2024 yıllık akışın %12'sine eşit olduğunu gösteriyor.
5. Üre fiyatları savaşın başladığı şubat sonundan bu yana %60-70 arttı; en sert darbeyi Afrika başta olmak üzere gübre ithalatçısı düşük gelirli ülkeler alacak.