Çin, yüksek teknolojili ürün üretiminde çabalarını ikiye katlamayı taahhüt ederken Pekin'in bu hedefleri yabancı başkentlerde kaygıları artırıyor. Çin, 5 Mart'ta açıklanan 15. Beş Yıllık Plan taslağında üretim kapasitesini güçlendirmeye yönelik bir dizi adım sıraladı. Rapora göre ülke, rekabet avantajını korumak için nadir toprak elementleri, nadir metaller ve süper sert malzemelere yatırımı sürdürecek.
Kritik mineraller, Çin'in ABD Başkanı Donald Trump ile tarife müzakerelerinde önemli bir koz haline geldi. Çin, modern üretimde yaygın kullanılan güçlü mıknatısların temel hammaddesi olan nadir toprak elementleri madenciliğine hâkim durumda. Ülke 2024'te küresel pazar payının yüzde 90'ını elinde tuttu; ancak Bloomberg Intelligence'a göre diğer ülkeler kendi çıkarım kapasitelerini artırdıkça bu oranın 2030'a kadar yüzde 69'a gerilemesi bekleniyor.
Çin ayrıca gelişmiş seramikler, süper hassas rulmanlar, yerli yazılım ve havacılık ile otomotivde kullanılan yüksek uçlu CNC takım tezgahları gibi temel yeteneklere daha fazla yatırım yapmayı hedefliyor. Pekin, taslağa göre gelişmiş çipler, robotik, bataryalar ve beyin-bilgisayar arayüzü (brain-computer interface) dahil çeşitli yükselen teknolojileri de gündemine aldı. Çin, 2015'te "Made in China 2025" planı kapsamında düşük maliyetli üretimden üst segmente geçişi sağlamak için kapsamlı bir dönüşüm hamlesi başlatmıştı.
Bu plan, küresel kritik mineral arz zincirinde Çin'in stratejik üstünlüğünü daha da pekiştiriyor. EV üreticileri (Tesla, BYD, Volkswagen), rüzgar türbini imalatçıları (Vestas, Siemens Gamesa) ve savunma sanayii (özellikle F-35 programı) için Çin bağımlılığını azaltma stratejileri — USA Rare Earth, MP Materials ve Avustralya merkezli Lynas Rare Earths gibi girişimler — hayati önem kazandı. Robotik ve HBM bellek alanlarında ise Çin, yerli ekosistemini hızla büyüterek küresel teknoloji rekabetini yeni bir evreye taşıdı.