ABD konteyner limanları, pandemi sonrası dönemde küresel tedarik zincirlerini ciddi biçimde zorlayan 2021–22 cargo congestion sürecinden önemli dersler çıkardı. Liman yetkilileri, o dönemdeki yoğunluğun tekrar etmemesi için data sharing uygulamalarının kritik rol oynadığını vurguluyor. Ancak sektör temsilcileri, mevcut ilerlemeye karşın bir sonraki büyük yük dalgasını sorunsuz yönetebilmek için çok daha güçlü bir iş birliğine ihtiyaç duyduklarını belirtiyor.
Journal of Commerce Port Performance webcast etkinliğinde konuşan yetkililer, Northwest Seaport Alliance (NWSA), Port of Long Beach, South Carolina Ports Authority ve Port Authority of New York and New Jersey limanlarında veri paylaşımına yönelik katılımın arttığını ifade ediyor. Özellikle ocean carriers, yük bilgilerini daha erken aşamada paylaşıyor; bu durum terminal planlaması ve saha operasyonlarının daha öngörülebilir biçimde yürütülmesine imkân tanıyor.
Port Authority of New York and New Jersey Port Director'ı Beth Rooney, limanların veri paylaşımı konusunda geçmişe kıyasla daha fazla destek aldığını belirtti. Buna karşın bazı tedarik zinciri paydaşları, paylaşılan verileri proprietary information olarak değerlendirdikleri için çekincelerini sürdürüyor. Rooney'ye göre bu yaklaşım, liman operasyonlarının bütünsel verimliliğini sınırlıyor ve sistem genelinde darboğaz riskini artırıyor.
Yetkililer, pandemi dönemindeki tıkanıklıkların temel nedenlerinden birini yüklerin ne zaman ve hangi hacimde limana ulaşacağına dair yeterli görünürlüğün bulunmaması olarak hatırlatıyor. Advance shipment data eksikliği; terminal kapasitesi, rıhtım planlaması, yard management ve intermodal connections alanlarında zincirleme sorunlar yaratmıştı. Bugün erken veri paylaşımı, bu riskleri kısmen azaltıyor.
Konuşmacılar, mevcut veri paylaşım seviyesinin gelecekteki büyük dalgalar için yeterli olmayabileceği konusunda uyarıyor. Küresel ticarette yeni bir talep artışı, jeopolitik gelişmeler veya rotasyonel taşıma kaymaları, limanları yeniden ani yük artışlarıyla karşı karşıya bırakabilir. Bu senaryoda yalnızca limanların değil, marine terminals, container lines, rail operators ve truckers'ın da aynı veri ekosisteminin parçası olması gerekiyor.
Özellikle container shipping tarafında gemi varış zamanları, yük dağılımı ve boş konteyner pozisyonlarına ilişkin verilerin erken ve standart formatta paylaşımı büyük önem taşıyor. Liman yöneticileri, bu bilgilerin gecikmeli veya eksik gelmesinin operasyonel karar alma süreçlerini zayıflattığını vurguluyor. Veri paylaşımı arttıkça; rıhtım tahsisi, vinç planlaması ve kapı operasyonları daha dengeli işliyor.
Yetkililer ayrıca, veri paylaşımının yalnızca teknolojik bir mesele değil, aynı zamanda kültürel bir dönüşüm gerektirdiğini vurguluyor. Bazı paydaşlar, hâlâ “bilgi güçtür” yaklaşımıyla hareket ediyor. Oysa liman ekosisteminde bilgi, paylaşıldıkça değer üretiyor ve sistem genelinde resilience artıyor.
North American ports açısından veri paylaşımı, aynı zamanda kamu otoriteleri ve regülasyon tarafı için de önem taşıyor. Liman performansının izlenmesi, kapasite yatırımlarının doğru yönlendirilmesi ve kriz senaryolarına hazırlık; ancak sağlıklı veri akışıyla mümkün oluyor.
Sonuç olarak ABD konteyner limanları, veri paylaşımı konusunda ilerleme kaydediyor; ancak bir sonraki büyük yük dalgasını sorunsuz karşılayabilmek için mevcut iş birliği seviyesinin ötesine geçmesi gerekiyor. Liman yetkilileri, gelecekteki tıkanıklıkların önlenmesinin anahtarı olarak daha şeffaf, daha erken ve daha kapsamlı data sharing uygulamalarını net biçimde gösteriyor.
Önemli Notlar
ABD limanları, 2021–22 cargo congestion döneminden dersler çıkarıyor
Ocean carriers ile veri paylaşımında ilerleme sağlanıyor
Bazı paydaşlar, proprietary information endişesi nedeniyle çekimser kalıyor
Advance shipment data, operasyonel planlama için kritik rol oynuyor
Gelecek yük dalgaları için mevcut iş birliği yeterli görülmiyyor
Daha kapsamlı data sharing, limanlarda dayanıklılığı artırıyor
Yazar: SedatOnat.com