ABD Başkanı Donald Trump’ın 1 Kasım’dan itibaren Çin mallarına %100 ek gümrük vergisi uygulama tehdidi, trans-Pasifik hava kargo trafiğinde talebi hızla artırdı. The Journal of Commerce (JOC)’a göre, ithalatçılar potansiyel tarifelerden kaçınmak için siparişlerini öne çekti ve denizyolu taşımacılığına kıyasla daha hızlı teslimat sağlayan hava kargo kanallarına yöneldi.
Beyaz Saray, 10 Ekim’de yaptığı açıklamada, bu önlemin Çin’in nadir toprak elementleri (rare earth minerals) üzerindeki ihracat kısıtlamalarına bir yanıt olarak gündeme geldiğini belirtti. Bu mineraller, yüksek teknoloji, yenilenebilir enerji ve savunma sanayiinde stratejik öneme sahip hammaddeler arasında yer aldı.
Resmi bir tarife kararı henüz yürürlüğe girmese de, ABD ithalatçıları risk almak istemedi. Şirketler, denizyolu taşımacılığında (ocean freight) teslimat sürelerinin uzunluğu nedeniyle siparişlerini hızla hava taşımacılığına (air freight) kaydırdı.
Uzmanlara göre bu durum, özellikle trans-Pasifik rotasında ani bir kapasite sıkışıklığına neden oldu. Hong Kong, Shanghai, Shenzhen ve Guangzhou gibi başlıca Çin hava kargo merkezlerinden ABD’nin Los Angeles, Chicago ve Dallas havalimanlarına yapılan sevkiyatlarda yoğunluk yaşandı.
Talep Artışı Fiyatları Yükseltiyor, Ancak Kapasite Dengeliyor
Hava kargo talebindeki bu artış, spot fiyatları (spot rates) yukarı çekti. Analistlere göre fiyatların kontrolsüz biçimde sıçramamasının nedeni, havayolu kapasitesinin son dönemde artmış olmasıydı.
Özellikle Cathay Pacific, China Airlines, EVA Air ve Air China Cargo gibi büyük taşıyıcılar, pandemi sonrası toparlanma döneminde trans-Pasifik hatlarında uçuş sıklıklarını artırdı. Bu gelişme, kısa vadede arz tarafının talep şokunu bir ölçüde dengelemesini sağladı.
Bununla birlikte, yüksek teknoloji ürünleri, otomotiv parçaları ve tekstil gibi sektörlerde faaliyet gösteren ihracatçılar, mallarını tarifeler yürürlüğe girmeden ABD’ye ulaştırmak için agresif rezervasyonlar yaptı. Forwarder şirketleri, hava kargo kapasitesinin Ekim ayı sonuna kadar “neredeyse tamamen dolu” olduğunu açıkladı.
Siyasi Gerginlik Ekonomik Baskı Yaratıyor
Bu gelişme, ABD–Çin ticari ilişkilerinde yeni bir gerilim aşaması olarak yorumlandı. Washington’un yeni gümrük vergileri planı, Pekin’in stratejik kaynakları sınırlama politikasına misilleme olarak değerlendirildi. Bu karşılıklı hamleler, tedarik zinciri istikrarını olumsuz etkiledi.
ABD’li ithalatçılar, kısa vadede yüksek hava kargo maliyetlerini üstlendi; uzun vadede bu maliyetlerin nihai tüketici fiyatlarına yansıması bekleniyor. Analistler, söz konusu politikaların global enflasyonist baskıları artırabileceği uyarısında bulundu.
Tedarik Zincirinde Yeni Stratejiler
Uzmanlar, tedarik zincirlerinin geleceğinde “yakın üretim (nearshoring)” ve “tedarik çeşitlendirmesi (supply diversification)” stratejilerinin önem kazandığını vurguladı. Çin’e olan aşırı bağımlılık, benzer ticaret gerilimlerinde işletmeleri daha kırılgan hale getirdi. Bu nedenle birçok küresel üretici, üretim üslerini Vietnam, Tayland, Meksika ve Hindistan gibi alternatif ülkelere kaydırdı.
Öte yandan, hava taşımacılığı sektöründe bu talep artışının kasım ve aralık aylarında da devam etmesi bekleniyor. ABD’deki perakendeciler, tatil dönemi envanterlerini (holiday inventory) tamamlamak için hızla ürün çekti.
Sonuç olarak, ABD’nin yeni tarifeleri uygulamaya koyması halinde, Çin’den yapılan ihracatta hava kargo fiyatlarının daha da yükselmesi, tedarik zinciri maliyetlerinin artması ve uluslararası ticaret dengesinin bozulması olasılığı öne çıktı.
Önemli Notlar:
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Kasım’dan itibaren Çin mallarına %100 ek gümrük vergisi uygulanabileceğini duyurdu.
Bu açıklama sonrası trans-Pasifik hava kargo talebi keskin biçimde yükseldi.
Nadir toprak elementleri üzerindeki Çin ihracat kısıtlamaları, bu gerilimin temel nedeni olarak görülüyor.
Spot fiyatlar yükseliyor, ancak hava kargo kapasitesi artışı fiyatları dengeliyor.
Forwarder’lar, Ekim sonuna kadar kapasitenin neredeyse dolduğunu bildiriyor.
Uzmanlara göre bu gelişme, küresel tedarik zincirlerinde çeşitlendirme ihtiyacını artırıyor.
Yeni tarifelerin yürürlüğe girmesi halinde, hava taşımacılığı maliyetleri ve tüketici fiyatları daha da yükselme riski taşıyor.