Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Hürmüz Boğazı'ndaki kriz nedeniyle onlarca yıldır sürdürdüğü ticari tarafsızlık modelini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor. BAE, İran ile düşman olmadığını belirtmesine rağmen, 28 Şubat 2026'da ABD-İsrail operasyonlarının başlamasının ardından İran tarafından Körfez'de en yoğun füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısına maruz kalan ülke haline geldi. İran Devrim Muhafızları (IRGC), kritik öneme sahip Fujairah Limanı'nın Hürmüz Boğazı'nda İran'ın deniz kontrolü altında tuttuğu bir bölgede bulunduğunu ilan ederek limana gelen veya limandan giden tüm gemilerin İran'ın yargı yetkisine tabi olduğunu açıkladı.
Fujairah, Mart ayında Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının ardından petrol ihracatlarında artış kaydetti; Kpler analistine göre ortalama günlük petrol ihracatı Şubat ayındaki 1,17 milyon varilden Mart ayında 1,62 milyon varile yükseldi ve BAE, Abu Dabi Ham Petrol Boru Hattı aracılığıyla Fujairah'a petrol sevkiyatı gerçekleştirdi. AD Ports Group, bölgesel tedarik zincirlerinin sürekliliğini sağlamak için acil önlemler aldı. Grup, Fujairah limanları üzerinden 70 binden fazla standart konteyner elleçledi ve Seven Feeders ile Global Feeder Shipping'e ait bölgesel nakliye servislerini Umman Körfezi'ndeki Fujairah ve Khor Fakkan limanları üzerinden yönlendirerek BAE ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri için etkin bir lojistik alternatif sağladı ve üç ana ticaret koridorundaki düzenli nakliye hizmetlerinin sürekliliğini garanti etti.
Uzmanlar, BAE'nin güvenlik ve ekonomik öncelikler arasında bir gerilim yaşadığını vurguluyor. BAE, İsrail ve ABD'nin İran savaşı sırasında yanlarında olduğunu belirterek geleneksel Körfez politikasından uzaklaştığını ve iki ülke arasındaki güvenlik işbirliğinin benzeri görülmemiş seviyelere ulaştığını ifade etti. Ancak Abu Dabi'nin Pakistan'ın İran-ABD arasında arabuluculuk çabalarına yönelik tepkisi, İran'ın Körfez topraklarını doğrudan hedef aldığı bir dönemde arabuluculuğun kabul edilemez bir tarafsızlık biçimi olarak görüldüğünü gösteriyor. Resmi Körfez açıklamaları çoğunlukla İran'a yönelik öfke içerse de, KİK ülkeleri arasında ABD (ve daha fazla İsrail) yönünde hayal kırıklığı da mevcut ve bu durum, ABD ile İsrail'in savaşı başlatırken KİK'i bilgilendirmemesi veya güvenliğini hesaba katmamasından kaynaklanıyor.
DHL Global Forwarding'in Orta Doğu ve Afrika CEO'su, Hürmüz Boğazı üzerinden deniz taşımacılığının normale dönmesinin en az dört ila altı ay alacağını ve müşterilere aksama, kaos, gecikmeler ve ekstra maliyetlerin uzun süre devam edeceğini planlama tavsiyesinde bulundu. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), bölgede yaklaşık 20 bin denizcinin ve liman çalışanının etkilendiğini belirterek küresel ticaretteki kesintinin önemli olduğunu ancak öncelikli endişenin bölgede faaliyet gösteren gemilerdeki denizcilerin insani ve güvenlik durumu olduğunu vurguladı.
Not: Bu özet, Container News'in kamuya açık başlık + alt başlık + ilk paragraf bilgisine ve sektörün Hürmüz Boğazı krizi ile Körfez limanlarının operasyonel yönetimi üzerine genel bilgisine dayanmaktadır.
Önemli Notlar:
1. BAE, ticari tarafsızlık politikasına rağmen İran füze saldırılarının en yoğun hedefi haline geldi
2. IRGC, Fujairah Limanı'nı İran deniz kontrol bölgesi içinde ilan ederek tüm gemileri yargı yetkisine tabi tuttu
3. AD Ports Group, Fujairah üzerinden 70 bin+ konteyner yönlendirerek alternatif ticaret koridoru oluşturdu
4. DHL, Hürmüz normalleşmesinin 4-6 ay süreceğini ve uzun süreli aksama planlaması uyarısında bulundu
5. IMO, bölgede 20 bin denizcinin etkilendiğini belirterek insani boyuta dikkat çekti