Lojistik

Sigortacılar Hürmüz Boğazı Geçişi İçin Armatörlere İran Onayı Şartı Getirdi: Pratik Uygulanabilirlik Tartışmalı

Yazar: Sedat Onat
Hürmüz Boğazı civarında geçiş yapan tankerler — sigorta primi gerilimi ve İran onayı şartı
Sigortacılar Hürmüz Boğazı Geçişi İçin Armatörlere İran Onayı Şartı Getirdi: Pratik Uygulanabilirlik Tartışmalı
0:00
0:00

ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın yarattığı belirsizlik ortamında, bazı sigorta şirketleri Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapmak isteyen armatörler için kabul ettikleri risk koşullarını sertleştirdi. Danimarkalı sektör yayını ShippingWatch'un erişim sağladığı bir gazete haberinde aktarılan bilgilere göre, sigortacılar artık armatörlerin İran makamlarından önceden onay almasını şart koşuyor. İsim verilmeyen bir sigorta yöneticisi, bu şartın pratikte uygulanmasının ne kadar uygulanabilir olduğunu ise sorguluyor: "Armatörlerin İran yetkilileriyle uygulanabilir bir anlaşmaya varıp varamayacağı oldukça belirsiz" değerlendirmesini yaptı.

Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin ve sıvılaştırılmış doğalgazın önemli bir bölümünün geçtiği kritik bir kırılma noktası. Uluslararası sigorta piyasasında P&I (Protection and Indemnity) kulüpleri ile savaş riski sigortacıları, kriz dönemlerinde belirli bölgeleri "savaş bölgesi" ilan ederek Joint War Committee (JWC) listesine ekliyor; bu listeye giren sahalar için armatörler ek savaş riski primi ödemek zorunda kalıyor. Mevcut durumda Hürmüz hattı, gerilimin tırmanmasıyla bu kategoride agresif şekilde fiyatlandırılırken, bazı kulüplerin İran yetkili mercilerinden geçiş izni talep etmesi, sigorta sektörünün yeni bir uygulama eşiğini denediğini gösteriyor.

Bu yeni şartın pratikte sorunlu olmasının başlıca nedeni, çoğu Batılı armatörün İran ile yaptırımlar nedeniyle doğrudan diplomatik veya ticari kanal kuramaması. ABD'nin İran'a yönelik kapsamlı yaptırım rejimi ve OFAC'in özellikle son haftalarda yayımladığı Hürmüz ile ilgili uyarılar, İran-bağlantılı ödemelerin yaptırım risklerine işaret etti. Sigortacıların talep ettiği "İran onayı", şirketlerin İran Devrim Muhafızları Donanması (IRGC-N) veya İran Limanlar ve Denizcilik Otoritesi gibi mercilerle bir tür yazılı garanti veya geçiş notu alabilmesi anlamına geliyor; bu da hem yaptırım uyumluluğu hem de ticari sır açısından çoğu armatör için kabul edilemez bir eşik. Sonuç olarak, bazı tonajın boğaz geçişlerini ertelemesi veya rotalarını değiştirmesi gündemde.

Tedarik zinciri ve navlun maliyetleri açısından bu gelişme dolaylı olarak çok ciddi sonuçlar doğurabilir. Hürmüz hattının sigorta-tabanlı kısıtlanması, fiilen boğazın "de facto kapatılmasına" dönüşebilir; bu da hem petrol hem LPG/LNG fiyatlarını yukarı baskılayacak bir etken. Aynı zamanda, sigorta primlerinin artışı navlum hisselerini doğrudan büyütüyor — VLCC kiralarının son haftalarda gün başına 100 bin doları aşmasının arkasında bu dinamik var. Tedarik zinciri yöneticileri için kısa vadeli aksiyonlar arasında alternatif rota planlaması (Hint Okyanusu güzergahı, Süveyş yerine güney Afrika, multimodal kombinasyonlar) ve uzun vadeli sözleşmelerde sigorta klozu yenileme öne çıkıyor.


Önemli Notlar:
1. Bazı sigorta şirketleri, Hürmüz Boğazı geçişi için armatörlerden İran makamlarından önceden onay alınmasını şart koşuyor.
2. Bir sigorta yöneticisi, armatörlerin İran yetkilileriyle uygulanabilir bir anlaşmaya varmasının pratikte oldukça belirsiz olduğunu vurguladı.
3. Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin ve LNG'nin önemli bir bölümünün geçtiği kritik bir kırılma noktası.
4. ABD yaptırım rejimi ve OFAC uyarıları, Batılı armatörlerin İran ile doğrudan müzakere yapmasını fiilen olanaksız hale getiriyor.
5. Sigorta tabanlı kısıtlama, boğazın 'de facto kapatılmasına' yol açabilir; navlun ve enerji fiyatlarında yukarı baskı potansiyeli yüksek.