Lojistik

Panama Kanalı'nda ABD-Çin Krizinin Faturası Mulino Hükümetine

Yazar: Sedat Onat
Panama Devlet Başkanı José Raúl Mulino — ABD ile Çin arasındaki Panama Kanalı limanları gerilimi karşısında 'sürüklendiklerini' söyledi
Panama Kanalı'nda ABD-Çin Krizinin Faturası Mulino Hükümetine
0:00
0:00

Panama Devlet Başkanı José Raúl Mulino, ülkesinin ABD ile Çin arasında büyüyen jeopolitik gerilimin ortasında kalmasından dert yandı. Tartışmanın merkezinde Panama Kanalı girişindeki stratejik limanların kontrolü yer alıyor. Mulino, Hong Kong merkezli CK Hutchison'a ait liman sözleşmelerinin iptal edilmesi sonrası yaşanan krizin Panama ile Çin arasında doğrudan bir siyasi sorun olmadığını söyledi. Çin hükümetinden gelen "üst düzey" mesajda anlaşmazlığın uluslararası tahkim mahkemelerinde ele alınacağı belirtildi.

Sayılarla bakıldığında, Panama Kanalı dünya deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 5'ini taşıyor; bu yüzden kanal girişindeki limanlar Washington ile Pekin arasında stratejik rekabetin sıcak noktalarından biri haline geldi. Yaklaşık 30 yıldır limanları işleten CK Hutchison'ın imtiyazları, Panama Yüksek Mahkemesi'nin ocak ayında aldığı kararla sona erdirildi — bu karar, ABD'nin Çin etkisini sınırlama baskısıyla ilişkilendirildi. Panama yönetimi limanların geçici işletmesini APM Terminals ve Terminal Investment Limited'e devretti. Eski işletmeci ise bu adımı "haksız el koyma" olarak nitelendirerek uluslararası tahkime gitmeye hazırlanıyor.

Mulino kararı şu sözlerle savundu: "Limanlara el koymadık, sözleşmeleri olmadığı için devraldık" — Çin ile gerilimi tırmandırmak istemediğini de vurguladı. Öte yandan Panama bayraklı gemilerin Çin'de artan şekilde denetlenmesi ve alıkonulması dikkat çekiyor; bu durum ABD ve müttefiklerinin Panama'nın egemenliğine destek veren ortak bir açıklama yapmasına yol açtı. Çin ise bu açıklamayı "yanıltıcı" bularak ABD'yi konuyu siyasallaştırmakla suçladı. Mulino, "İki büyük güç arasındaki sorunun dalgaları bizi sürüklüyor" diyerek durumun Panama açısından adil olmadığını belirtti. Hükümetinin bundan sonraki adımlarına ise henüz karar verilmiş değil.

Tedarik zinciri perspektifinden, kriz konteyner taşımacılığında üç boyutta etki yaratıyor: birincisi, terminal işletme süreklililiği — APM Terminals'a geçiş döneminde bekleme süreleri ve hizmet düzeyi sözleşmeleri (SLA) yeniden müzakere edilebilir; ikincisi, uluslararası tahkim sürecinin yıllar sürmesi liman varlıklarının değerlemesi ve gelecekteki yabancı yatırım çekiciliği üzerinde belirsizlik yaratıyor; üçüncüsü, Çin'deki Panama bayraklı gemi denetimleri bayrak değişimi maliyetini ve bayrak ülkesi seçim kriterlerini gündeme getirebilir. Türk armatörler için Panama bayrağı uzun süredir konvansiyonel bir tercih olmuştu; bu denetim baskısı bayrak portföyü çeşitlendirme stratejilerini hızlandırabilir. Panama Kanalı'nın küresel ticaretteki yüzde 5'lik payı düşünüldüğünde, bu jeopolitik çekişme MSC, Maersk, COSCO ve diğer büyük operatörlerin operasyonel risk değerlendirmelerinde temel bir parametreye dönüşmüş durumda.


Önemli Notlar:
1. Panama Yüksek Mahkemesi ocakta 30 yıllık CK Hutchison liman imtiyazlarını sona erdirdi; eski işletmeci 'haksız el koyma' diyerek uluslararası tahkime gidiyor.
2. Panama hükümeti limanların geçici işletmesini APM Terminals ve Terminal Investment Limited'e devretti; Mulino 'el koymadık, sözleşmeleri olmadığı için devraldık' dedi.
3. Çin hükümetinden gelen 'üst düzey' mesaj anlaşmazlığın uluslararası tahkim mahkemelerinde ele alınacağını teyit etti.
4. Panama bayraklı gemilerin Çin'de artan denetlenmesi ve alıkonulması, ABD-müttefik destek açıklamasına ve Çin'in 'yanıltıcı' tepkisine yol açtı.
5. Panama Kanalı dünya deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 5'ini taşıyor; SLA yeniden müzakeresi, tahkim belirsizliği ve bayrak portföyü çeşitlendirme operatörlerin gündeminde.