Son yılların hâkim görüşü Çin'in imalat gücü olarak üstünlüğünü yitirdiğini öne sürüyor. Çinli işçi ücretlerinin yükselmesi, ABD tarifelerindeki dalgalanma, jeopolitik gerilimler ve uzak pazarlara taşıma maliyetleri üretimin Batı yarıküreye geri döndüğü savını destekliyor. Ancak Çin imalat modelinde Amerikan rakiplerini dezavantajlı kılan yapısal bir unsur hâlâ varlığını sürdürüyor olabilir mi? Allan Evans bu görüşte. Evans, askeri ve ticari kullanım için drone bileşenleri üreten ABD merkezli Unusual Machines'in CEO'su. İnsansız Hava Aracı Sistemi (UAS) bileşen pazarı; uçuş denetleyicisi (flight controller), elektronik hız kontrol ünitesi (ESC), motor, pervane, batarya, kamera ve radyo bağlantısı kategorlerini kapsıyor. DJI'ın küresel pazardaki yaklaşık yüzde 70'lik payı, Section 1260H ve NDAA kısıtlamaları çerçevesinde stratejik bir endişe kaynağı olmayı sürdürüyor.
Evans, Çin'de on yılını yıllık on binlerce adet sanal gerçeklik kulaklığı üretim hattı kurarak geçirdi; Çin fabrikalarının tedarikçileri, bileşenleri, yarı mamulleri ve işçileri nasıl yönettiğini bizzat gözlemledi. Bugünkü gerçeğin pek çok Batılının algısından belirgin biçimde ayrıştığını vurguluyor. Çin'in imalat patlamasının ilk döneminde fabrikalar büyük ölçüde Şençen gibi üretim merkezlerine binlerce kilometre yol kat eden kırsal işçilere dayanıyordu. İşçiler yurt koşullarında kalmış, yalnızca Çin Yeni Yılı'nda köylerine dönmüştü; bu nüfus hareketi dünyanın en büyük insan göçü olarak tanımlandı. Pearl River Deltası, Yangtze Nehri Deltası, Bohai Ekonomi Çevresi ve Chengdu-Chongqing kümeleri; Elektronik Üretim Hizmetleri (EMS) ve Özgün Tasarım Üreticisi (ODM) yoğunlaşmasının başlıca coğrafyaları oldu.
Evans, bu tablonun artık yalnızca geçmişi yansıttığını söylüyor. Çin'in kentsel merkezleri bugün çok sayıda fabrika işçisine ve büyüyen bir orta sınıfa ev sahipliği yapıyor. Daha genç kuşaklar internet ekonomisinin ve dijital kolaylıkların avantajlarından yararlanıyor. Evans'ın aktardığı ifade düşündürücü: "Çin, son 30 yılda insanlık tarihinin en büyük yoksulluğu silme başarısını gösterdi." Bugünün Çinli fabrika işçisinin taşıdığı iş disiplinin Batı'da kolayca yeniden üretilmesi mümkün değil. Asya'nın büyük bölümünde olduğu gibi güçlü bir hiyerarşi kültürü ve yönetime uyum eğilimi belirleyici rol oynuyor. Evans'ın öne çıkan sözü: "Çin sistemleri ölçeklemek için çalışır, insanları değil" ve "Üreticiler, üretimin aksaklıklarda dahi sürmesi için kalıp ve süreç mühendisliğine yoğun yatırım yapar." Aparat ve fikstür tasarımı ile Tek Dakikada Kalıp Değişimi (SMED) uygulamaları, Toyota Üretim Sistemi (TPS) ilkelerinin Çin fabrikalarında ölçekli biçimde hayata geçirildiğinin somut kanıtı niteliğinde.
Buna karşılık Amerikan imalat ortamı, tipik Çinli işçiye kıyasla çok daha az ikame edilebilen "yıldız" mühendislere dayalı, "kültürel" yerine "sözleşmesel" bir iş modeline sahip. Çin, tedarikçi ilişkilerinde belirli bir yoğunluk (density) avantajından yararlanıyor; ABD karşıtları ise daha güçlü tedarikçi planlaması ve daha derin envanter stratejileri gerektiriyor. Bir ABD üreticisi tesisini Batı'ya taşısa bile kritik ham maddeler, bileşenler ve montaj parçaları için uzak offshore alt-tedarikçilere bağımlılığını korumak zorunda kalıyor. Buna karşın Unusual Machines, Orlando, Florida'daki tesisiyle Çinli üreticilerle ölçekte rekabet edebiliyor. Bu başarının bir bölümü Biden yönetiminin hayata geçirdiği CHIPS ve Bilim Yasası gibi yeniden sanayileşme girişimlerine, ileri otomasyon teknolojilerine ve yapay zekanın artan etkisine dayanıyor. Yurt içine dönüş (reshoring) kararları, FOB Çin fiyatının ötesinde Section 301 tarifelerini, deniz nakliyesini, USMCA menşe kuralı uyumluluğunu ve işletme sermayesi maliyetlerini kapsayan toplam indirgeme maliyeti (landed cost) hesabı gerektiriyor. Evans'ın deneyimi, ABD-Çin imalat denkleminin yalnızca tarife ve ücret değil, yapısal kültürel farklılıkları da içerdiğini açıkça ortaya koyuyor.
Önemli Notlar:
1. Evans, Çin'in hâlâ yapısal avantajını koruduğunu belirtiyor.
2. "Çin sistemleri ölçeklemek için çalışır, insanları değil" ifadesi öne çıkıyor.
3. ABD "sözleşmesel", Çin "kültürel" bir iş gücü modeline sahip.
4. Tedarikçi yoğunluğu, Çin'in kalıcı rekabet avantajlarından biri olmaya devam ediyor.
5. CHIPS Yasası ve otomasyon, ABD'nin Çin ile rekabet edebilmesini sağlıyor.