Teknoloji

Airbus, Tedarik Sorunlarının 2026'da Daha Fazla Motor Sıkıntısına Yol Açacağını Öngörüyor

Yazar: Sedat Onat
Airbus logo
Airbus, Tedarik Sorunlarının 2026'da Daha Fazla Motor Sıkıntısına Yol Açacağını Öngörüyor
0:00
0:00

Airbus SE, uçak motorlarında bu yıl da dar arz koşullarının süreceğini öngörüyor; son yıllarda üretimi kilitleyen darboğazların kısa vadede gevşeme belirtisi göstermediğine dikkat çekiyor. Airbus ticari uçak biriminin ayrılan CEO'su Christian Scherer, 12 Ocak'taki basın toplantısında en çok satan A320 dar gövdeli uçağa motor tesliminde zamanlamanın sorun olmayı sürdürdüğünü vurguladı. Şirket, A320'nin motor tedarikçilerinden biri olan Pratt & Whitney ile gelecekteki hacimlere ilişkin görüşmelerini sürdürüyor.


Motor kıtlığı geçen yıl Airbus için ciddi bir soruna dönüştü; üretim hatlarını çalışır tutmak için şirket "glider" adı verilen motorsuz uçaklar inşa etmek zorunda kaldı. Tedarik sorunları yılın son çeyreğinde büyük ölçüde çözüme kavuştu; ancak A320 ailesinde arızalı gövde panellerinin tespit edilmesi, Airbus'ı Aralık'ın son haftalarında teslimat hedefini aşağı çekmek durumunda bıraktı. Avrupa'nın dev uçak üreticisinde 40 yılı aşkın süre geçiren Scherer, 1 Ocak itibarıyla görevi MTU Aero Engines AG'nin eski CEO'su Lars Wagner'a devretti.


Airbus, Aralık'ta teslimatları 136 birime çıkararak yıllık toplamı 793'e taşıdı; bu rakam 790 birimlik hedefin hemen üzerinde. Şirket geçen yıl 889 net sipariş aldı ve birikmiş sipariş defteri 8.754 uçağa ulaştı. Üretici, Aralık'ın son haftasında Çinli havayolları ile bir kiralama şirketinden 140'tan fazla A320 siparişi aldı. Airbus'ın geçen yıl teslim ettiği 607 A320 ailesi jeti, 2019'dan bu yana en yüksek rakam oldu.


Havacılık sektöründeki bu kalıcı motor darboğazı, havayolu filo planlamasını, kiralama piyasasını ve bakım-onarım operasyonlarını derinden etkiliyor. Pratt & Whitney ve CFM International'ın üretim kapasitesi, titanyum ve nikel alaşımı gibi kritik hammaddelerin temin sürelerine bağlı kalmaya devam ediyor. Havayolları açısından bu durum; eski uçakların operasyonel ömrünün uzatılması, kiralama maliyetlerinin yükselmesi ve operasyonel verimlilik modellerinin baştan hesaplanması anlamına geliyor.