TZ
Envanter

Moda Perakendesi, Artan “Shrink” Sorununa RFID Teknolojisiyle Karşılık Veriyor

Moda Perakendesi, Artan “Shrink” Sorununa RFID Teknolojisiyle Karşılık Veriyor

Sedat Onat
Moda perakendecilerinde hızla büyüyen shrink kayıplarının nedenleri, tedarik zinciri boyunca artan görünürlük sorunları ve RFID teknolojisinin envanter doğruluğu ile hırsızlıkla mücadelede oynadığı rolün detaylı özeti

Moda perakendesi, son yıllarda hızla büyüyen shrink problemiyle karşı karşıya kalmakta. SupplyChainBrain’de yer alan analize göre, stok kayıpları artık yalnızca mağaza içi hırsızlıkla sınırlı değil; üretimden depoya, mağaza arkasından e-ticarete uzanan tüm tedarik zinciri boyunca sistemik bir sorun hâline gelmiş durumda. National Retail Federation (NRF) verileri, 2019–2023 döneminde shoplifting vakalarının %93 arttığını, buna bağlı olarak maddi kayıpların %90 yükseldiğini ortaya koyuyor. Toplam shrink kaybının yıllık bazda yaklaşık 100 milyar USD seviyesine ulaştığı tahmin edilmekte.


Avery Dennison tarafından 250 perakendeciyle yapılan son ankete göre, katılımcıların %64’ten fazlası, shrink’in temel nedenlerinden biri olarak “inaccurate or incomplete shipping information” sorununu işaret etmekte. Şirketin global general retail segmentinden sorumlu kıdemli yöneticisi Uwe Hennig, sorunu şu sözlerle özetliyor:
“If you don’t know what’s missing, you can’t restock it, and that’s a double loss.”

Bu yaklaşım, shrink’in yalnızca kayıp ürün değil, aynı zamanda kaçırılan satış fırsatı anlamına geldiğini vurgulamakta.


Hennig’e göre shrink’in doğası da değişmiş durumda. Geçmişte ağırlıklı olarak mağaza içi bireysel hırsızlık kaynaklı olan kayıplar, artık üretim lokasyonları (Çin, Bangladeş gibi) ve tedarik zincirinin erken aşamalarında da ortaya çıkmakta. “On the whole journey, there are a lot of opportunities for product getting lost. It happens everywhere.” ifadesi, kaybın artık uçtan uca bir problem olduğunu gösteriyor.


Asıl Sorun: Görünürlük Eksikliği

Moda perakendecileri için temel problem, hırsızlıktan çok bilgi boşluğu olarak tanımlanmakta. Sistemler, bir ürünün mağazada bulunduğunu gösterebilmekte; ancak fiziksel olarak raf üzerinde olmayabiliyor. Ürün:

  • mağaza arkasında unutulmuş,

  • başka bir mağazaya transfer edilmiş ama kayıt altına alınmamış,

  • yoğun bir kampanya sonrası hızla tükenmiş

olabiliyor. Bu durum, omnichannel satış yapan perakendeciler için daha da kritik; çünkü online müşteriler, istedikleri beden, renk ve modeli bulamadıklarında hızla başka satıcıya yönelmekte.


Birçok perakendeci mağaza çalışanlarına mobil cihazlar sağlayarak envanter takibini iyileştirmeye çalışmakta. Ancak Hennig’e göre manuel veri girişi, pratikte eksik veya güncel olmayan bilgiler üretmekte ve bu da hatayı büyütmekte.


RFID: Eski Ama Yeniden Keşfedilen Çözüm

Hennig’e göre çözüm, uzun süredir var olan ancak perakendede geç benimsenmiş bir teknolojiye dayanmakta: Radio Frequency Identification (RFID). Kökleri II. Dünya Savaşı’na kadar uzanan RFID, ilk patentini 40 yıl önce almış olsa da, envanter doğruluğu için yaygın kullanımı son yıllarda hız kazanmakta.


Geleneksel barcode sistemleriyle perakendeciler genellikle yılda bir kez fiziksel sayım yapmakta; bu süreç pahalı, zaman alıcı ve kısa sürede geçerliliğini yitiren sonuçlar üretmekte. RFID sayesinde ise H&M, Adidas gibi markalar iki haftada bir veya 10 günde bir envanter sayımı yapabilmekte.


“That means you’re updating the system with real data,” diyor Hennig.

RFID, yalnızca stok doğruluğunu artırmakla kalmıyor; aynı zamanda antitheft uygulamalarında da etkin rol oynamakta. Kameralar ve tavan okuyucularla birlikte kullanıldığında:

  • ödeme yapılmadan mağazadan çıkarılan ürünler,

  • sahte iade girişimleri,

  • fitting room–checkout uyumsuzlukları

tespit edilebilmekte. Hennig, makine öğrenmesi algoritmalarıyla fitting room’a girip kasaya hiç uğramayan ürünlerin analiz edilebildiğini ve bunun hem kayıp hem müşteri davranışı açısından değerli içgörüler sunduğunu belirtiyor.


Maliyet mi, Kayıp mı?

RFID etiketlerinin maliyeti yıllar içinde düşmüş olsa da, hâlen önemli bir yatırım kalemi. Ancak perakendeciler için asıl risk, lost sales ve müşteri memnuniyetsizliği. Hennig’e göre, beş sentlik bir RFID etiketi ucuz bir ürün için mantıksız görünebilir; fakat müşterinin aradığını bulması sağlanıyorsa maliyet anlamını yitiriyor.


Bugün RFID’nin ABD ve Avrupa’da moda perakendesindeki benimsenme oranı %70 seviyesine ulaşmış durumda. Önceleri yalnızca envanter yönetimi için kullanılan teknoloji, artık shrink control, self-checkout, checkout-free store gibi yenilikçi perakende modellerinin temel bileşeni hâline gelmekte.


Stratejik Sonuç

Artan shrink oranları, moda perakendecilerini teknolojik çözümleri operasyonun merkezine almaya zorlamakta. RFID, bu bağlamda yalnızca bir takip aracı değil; görünürlük, hız, güvenlik ve veri kalitesi sağlayan stratejik bir altyapı unsuru olarak konumlanmakta.


Önemli Notlar:

  • Shoplifting vakaları 2019–2023 arasında %93 arttı; yıllık shrink kaybı ~100 milyar USD.

  • Shrink artık mağaza içi değil, tedarik zinciri boyunca oluşmakta.

  • %64 oranında perakendeci, yanlış/eksik sevkiyat bilgisini ana neden olarak görüyor.

  • RFID ile envanter sayımı 10–14 günde bir yapılabiliyor.

  • RFID, shrink kontrolü ve checkout-free mağaza modellerinde kritik rol oynamakta.

  • Moda perakendesinde RFID benimsenme oranı %70 seviyesine ulaştı.


----------

Haber Linki: https://www.supplychainbrain.com/articles/42884-fighting-retail-fashion-shrink-with-rfid-technology

--------------------

Yazar: SedatOnat.com

--------------------

!!! DUYURU !!!

ERP Nasıl Alınır? Kitabımız Google Play Book'da yayınlanmıştır.

#ERP Nedir?

https://www.sedatonat.com/erpnasilalinir  Linki üzerinden ücretsiz olarak indirip okuyabilirsiniz.

Geri bildirimleriniz olursa bizleri mutlu edersiniz.

Şimdiden iyi okumalar dileriz.

https://www.tedarikzinciriportali.com/