Council of Supply Chain Management Professionals (CSCMP), yıllık “State of Logistics Report”'u 2024 yılı için “Navigating Through the Fog” başlığıyla kamuoyuna sundu. Rapor, küresel tedarik zinciri ve lojistik sektöründe süregelen belirsizlik atmosferini yansıtıyor. Dört ay sonra CSCMP Annual EDGE Conference kapsamında konuşan raporun başyazarı Korhan Acar, sektörün hâlâ aynı sisli ortamda ilerlediğini vurguladı.
Acar, geçen yıl sektörün toparlanma beklentisiyle “görünürlük arayışı içinde” olduğunu, ancak bu yıl sisin dağılmadığını, aksine daha da yoğunlaştığını söyledi. Bu tabloyu büyük ölçüde Trump yönetiminin “Liberation Day” tarifeleri ve lojistik hizmetlerine yönelik talep toparlanmasının belirsizliği şekillendiriyor. Özellikle küresel ticaret dinamiklerindeki kırılganlık, taşımacılık türleri arasında dengesizlik yaratıyor.
Raporun sektörel detayları da bu genel tabloyu destekliyor.
Motor taşıma (motor carrier) segmentinde kârlılık son on yılın en düşük seviyesine indi. Ortalama spot oranları mil başına 2 dolar, kontrat oranları ise yaklaşık 2,40 dolar seviyesinde seyrediyor. Talepteki durgunluk ve artan rekabet, özellikle küçük taşıyıcıları zorluyor.
Kargo (parcel) hacimleri, 2024 yılındaki düşüşün ardından 2025'te dengeye oturdu. Ancak operatörler artık “hacim” yerine verimlilik (yield) odaklı stratejiler izliyor. U.S. Postal Service, UPS ve FedEx gibi büyük oyuncular; Amazon, bölgesel taşıyıcılar ve gig economy temelli servislerden gelen baskıyı hissediyor. Bu tablo, sektörde fiyat politikalarının yeniden şekillenmesine yol açıyor.
Denizyolu taşımacılığı (ocean freight) tarafında ise aşırı kapasite (overcapacity) sorunu sürüyor. Bu durum, navlun fiyatlarının gerilemesine yol açıyor. Şirketler, özellikle tarifelere hazırlık amacıyla yaz aylarında uyguladıkları stok öne çekme (frontloading) operasyonlarının ardından ithalat hacimlerinde düşüş yaşıyor.
Havayolu taşımacılığı (air freight) oranları, yaklaşık 3,10 dolar/kg seviyesinde sabit seyrediyor. Ancak büyüme ivmesini tarifeler ve küçük paketlerdeki de minimis istisna düzenlemeleri zayıflatıyor. Uzmanlar, birçok firmanın maliyet baskısı nedeniyle hava taşımacılığının bir kısmını denizyoluna kaydıracağını öngörüyor.
Demiryolu (rail) taşımacılığı cephesinde ise 2025 yılı için sabit veya hafif artış öngörülüyor. Intermodal taşımacılık kazanım sağlarken, bulk ve enerji yükleri tarafında zayıflık sürüyor.
Depolama (warehousing) piyasasında boşluk oranları (vacancy levels) yükseliyor ve emilim hızı (absorption) yavaşlıyor. Buna rağmen talep, dayanıklılığını (resilient demand) koruyor. Bu eğilim, özellikle e-ticaret kaynaklı dinamiklerin etkisini sürdürdüğünü gösteriyor.
Acar, mevcut belirsizlik ortamında şirketlerin odağını dayanıklılık (resilience) üzerine kurması gerektiğini vurguladı. Ona göre hem yük sahipleri (shippers) hem de taşıyıcılar (carriers), artık dayanıklılığı “lüks” olarak değil, stratejik zorunluluk (strategic necessity) olarak görmeli. Yapay zekâ (AI) ve otomasyon teknolojileri, dayanıklı tedarik zincirleri inşa etmenin maliyetini düşürüyor; bu nedenle asıl riski yerinde saymak (standing still) oluşturuyor.
Bu vurgu, lojistik sektörünün yeni dönemde yalnızca maliyet odaklı değil, adaptif ve esnek yapı odaklı bir modele yönelmesi gerektiğine işaret ediyor. Teknoloji yatırımlarını hızlandıran işletmelerin, uzun vadede rekabet avantajı elde etme potansiyeli artıyor.
Sonuç olarak CSCMP raporu, küresel lojistik ekosisteminin belirsizlikten henüz çıkmadığını; ancak bu ortamda stratejik dayanıklılık, dijitalleşme ve esneklik ekseninde ilerleyen firmaların avantajlı konuma geçeceğini ortaya koyuyor.
Önemli Notlar:
Motor taşıma kârlılığı son on yılın en düşük seviyesinde.
Kargo hacimleri 2025’te dengeleniyor; odak verimlilikte (yield).
Denizyolu taşımacılığı aşırı kapasite nedeniyle fiyat düşüşü yaşıyor.
Havayolu oranları sabit; büyüme hızı düşüyor.
Demiryolu taşımacılığı hafif artış gösteriyor.
Depolama piyasasında boşluk oranları artıyor ancak talep dirençli kalıyor.
Resilience, sektörde artık stratejik zorunluluk olarak görülüyor.
AI ve otomasyon, dayanıklı tedarik zincirleri kurmanın maliyetini azaltıyor.