Levi Strauss & Co., sahip olduğu dağıtım merkezlerini kapatarak kiralık ve üçüncü taraf lojistik (3PL) modeliyle çalışan yeni bir depo ağına geçiş sürecini neredeyse tamamladı. Şirket, 2026’nın başlarında hem kendi işlettiği hem de kiraladığı tesisleri eşzamanlı çalıştırmayı sonlandırmayı planlıyor. Bu geçiş, Levi’s’in doğrudan tüketiciye (Direct-to-Consumer – DTC) odaklanan stratejik dönüşümünün önemli bir parçası olarak görülüyor.
Levi’s’in Mali İşler ve Büyümeden Sorumlu Başkan Yardımcısı (EVP & CFO) Harmit Singh, şirketin üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladığı toplantıda, dağıtım maliyetlerinde yıllık bazda %19,5 artış yaşandığını duyurdu. Singh, bu artışın temel nedeninin paralel işletilen depo ağları ve bazı e-ticaret giderlerinin yeniden sınıflandırılması olduğunu belirtti.
Şirket sözcüsü, sürecin tamamlanmasının ardından operasyonel maliyetlerin düşmesinin beklendiğini ve yeni ağın “daha yüksek verimlilik ve esneklik” sağlayacağını ifade etti. Yeni yapı sayesinde Levi’s, hem doğrudan tüketiciye hem de toptan satış kanallarına daha dengeli bir hizmet sunmayı amaçlıyor.
Bu dönüşüm süreci ilk olarak 2024’te açıklanan strateji değişikliğiyle başlamıştı. Levi’s, bu kapsamda Kentucky’deki kendi mülkü olan tesisini kapatma kararı almış ve Ohio, Groveport bölgesinde 3PL ortaklarıyla yeni dağıtım merkezlerinin işletilmesi için anlaşmalar yapmıştı.
Şirket, ayrıca daha önce Mississippi’deki bir tesisin de 3PL modeline geçeceğini duyurmuştu; ancak 2025 Ekim itibarıyla Levi’s’in Mississippi’de artık herhangi bir dağıtım operasyonu bulunmadığı açıklandı.
Levi’s, ABD içinde Henderson (Nevada)’da bir dağıtım merkezine sahipken, San Francisco ve Erlanger (Kentucky) bölgelerinde kiralık tesislerde faaliyet gösteriyor. Şirketin hedefi, kendi mülkü olan depo sayısını azaltarak esnek kiralama modeline yönelmek ve bu sayede tedarik zincirini daha çevik hale getirmek.
Harmit Singh’in açıklamasına göre, ABD pazarında doğrudan tüketiciye satış kanalı (DTC) toplam satışların %40’ından fazlasını oluşturuyor. Yeni depo modeli, bu segmenti destekleyecek şekilde tasarlanıyor. Singh, dönüşümün tamamlanmasıyla birlikte birim başına dağıtım maliyetlerinde düşüş beklediklerini ifade etti.
Bu yeniden yapılanma süreci, Levi’s’in tedarik zinciri liderliğinde de önemli bir değişimle paralel ilerliyor. Chris Callieri, Eylül ayında Küresel Tedarik Zinciri Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Başkanı (SVP & Chief Supply Chain Officer) olarak göreve başladı. Callieri, daha önce Victoria’s Secret’ta benzer bir pozisyonda bulunmuştu ve Levi’s’te emekli olan eski COO Liz O’Neill’in sorumluluklarını devraldı.
Şirketin depo ağındaki bu dönüşüm, yalnızca operasyonel verimlilik açısından değil, aynı zamanda dijitalleşen tüketici davranışlarına uyum sağlama çabasıyla da doğrudan bağlantılı. Levi’s, kiralık ve 3PL tabanlı yapıya geçişle ölçeklenebilirlik, maliyet esnekliği ve kanal bağımsız performans optimizasyonu sağlamayı hedefliyor.
Kısacası Levi’s, geleneksel depo sahipliği modelinden, hizmet olarak lojistik (Logistics-as-a-Service) yaklaşımına doğru geçiş yapıyor. Bu adım, markanın küresel ölçekte daha hızlı teslimat, daha düşük operasyonel yük ve artan müşteri memnuniyeti hedefleriyle doğrudan örtüşüyor.
Önemli Notlar:
Levi’s, 2026 başında sahip olduğu depoları kapatıp kiralık tesis modeline geçmeyi tamamlayacak.
Dağıtım maliyetleri %19,5 arttı, ancak dönüşüm tamamlandığında düşüş bekleniyor.
Kentucky tesisi kapatıldı, Mississippi operasyonları sonlandırıldı.
Yeni lider Chris Callieri, dönüşüm sürecine tedarik zinciri deneyimiyle yön veriyor.
DTC satışları %40’ın üzerinde, yeni ağ bu segmenti güçlendirmeyi hedefliyor.
Stratejik amaç: esneklik, verimlilik ve maliyet optimizasyonu.
Yazar: SedatOnat.com