Teknoloji

Veri Hazırlığıyla Fark Yaratan Perakendeciler: Beş Kat Daha Yüksek Büyüme

Yazar: Sedat Onat
Veri Hazırlığıyla Fark Yaratan Perakendeciler: Beş Kat Daha Yüksek Büyüme
Veri Hazırlığıyla Fark Yaratan Perakendeciler: Beş Kat Daha Yüksek Büyüme
0:00
0:00

Perakende sektöründe dijital dönüşüm hız kazanıyor; ancak bu dönüşümün başarısı büyük ölçüde şirketlerin veri hazırlığı (data readiness) düzeyine bağlı görünüyor. PYMTS ve Caret from Fiserv, 12 Haziran – 7 Ağustos 2024 tarihleri arasında yürüttüğü araştırmayla 2023 yılı geliri 500 milyon doların üzerinde olan 390 gıda ve gıda dışı perakende yöneticisini kapsama aldı. Bulgular, veriyle hazır (data-ready) şirketlerin, veri yönetiminde geri kalan rakiplerine kıyasla beş kat daha yüksek gelir artışı elde ettiğini ortaya koyuyor.


Rapor Data-ready kavramını, “doğru, zamanında, güvenli ve karar almayı destekleyecek formatta veriye erişebilme yeteneği” olarak tanımlıyor. Bu yetkinliğe sahip firmalar yalnızca finansal olarak değil, aynı zamanda çeviklik, içgörü üretme ve tedarik zinciri yönetimi gibi operasyonel alanlarda da üstün performans sergiliyor. Özellikle şirket genelinde analitik ekipleri bulunan perakendeciler, bu ekiplere sahip olmayanlara kıyasla neredeyse iki kat daha fazla gelir artışı sağladı.


Araştırma, şirketlerin %50’sinden fazlasının silo yapısı içinde faaliyet gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu durum, departmanlar arası veri paylaşımını zorlaştırıyor ve bütüncül performans değerlendirmesini engelliyor. Ayrıca şirketlerin %65’i gerçek zamanlı veriye erişemiyor; oysa katılımcıların %70’i bunun karar alma süreçleri için “hayati öneme sahip” olduğunu belirtiyor.


Rapor, veri bütünlüğünü bozan bu kopuklukların temel nedeni olarak parçalı operasyonları, gerçek zamanlı veri eksikliğini ve eski sistemleri (legacy systems) öne çıkarıyor. Bu üç unsur, şirketlerin yenilikçilik, müşteri kazanımı ve tedarik zinciri verimliliği alanlarında ivme yakalamasını engelliyor.


Rapor bir diğer önemli tespiti de ortaya koyuyor: veri aslında işletme ekosisteminin omurgasını oluşturuyor. Tüm işlemler, yazılım sistemleri üzerinden akan veriye dayanıyor. Veri doğru değilse, eksikse ya da kaynağı güvenilir değilse, bu durum yazılım sisteminin güvenilirliğini sorgulatıyor ve eylemlenebilir içgörü (actionable insight) oluşturma kabiliyetini azaltıyor.


Dolayısıyla işletmeler öncelikle veri kalitesine ve erişimine odaklanıyor. Aksi takdirde, yanlış veya dağınık verilerle yürütülen analizler stratejik karar alma süreçlerini zayıflatıyor. Bu bağlamda “önce veri, sonra sonuç” yaklaşımı, modern işletmeler için bir tercih değil; bir zorunluluk haline dönüşüyor.


Veri hazırlığı yalnızca teknolojik bir altyapı konusu değil, aynı zamanda organizasyonel kültür ve liderlik vizyonu gerektiren bir dönüşüm olarak öne çıkıyor. Şirketler veri stratejilerini silo yapılarından kurtarıyor ve ortak bir platformda birleştiriyor; bu yaklaşım sadece içgörü üretimini değil, aynı zamanda müşteri deneyimini ve tedarik zinciri görünürlüğünü de güçlendiriyor.


Sonuç olarak araştırma, veri hazırlığı yüksek olan şirketlerin daha hızlı büyüdüğünü, daha çevik kararlar aldığını ve pazar değişimlerine daha kolay adapte olduğunu ortaya koyuyor. Veriyle donanmış bir yapı kuramayan işletmeler ise inovasyon ve rekabet avantajı açısından geride kalıyor.


Önemli Notlar:

  • Data-ready şirketler, gelirlerini ortalama 5 kat daha fazla artırıyor.

  • Şirket genelinde analitik ekipleri bulunan firmalar, diğerlerine göre %100’e yakın ek büyüme elde ediyor.

  • Şirketlerin %50’si silo yapısında, bu da veri paylaşımını ve içgörü üretimini sınırlıyor.

  • %65 oranında gerçek zamanlı veri eksikliği bulunuyor; buna rağmen şirketlerin %70’i bunu kritik görüyor.

  • Legacy sistemler, veri bütünlüğü ve operasyonel çeviklik açısından en büyük engellerden biri olarak tanımlanıyor.

  • Veri hazırlığı düşük olan firmalar, yenilikçilik, müşteri kazanımı ve tedarik zinciri yönetimi konularında dezavantaj yaşıyor.

  • Güvenilir ve zamanında veri, eylemlenebilir içgörünün ve sürdürülebilir büyümenin temelini oluşturuyor.